![]() |
almanca deyimler2 Geschmacksache = zevk meselesi ( Du magst keine Schokolade? Geschmacksache.: Cikolata sevmez misin? Zevk meselesi.) das ist keine Frage = kesinlikle, hic kuskusuz dabei sein, etwas zu tun = (bir isi) o anda yapiyor olmak von Tag zu Tag = günden güne, gün gectikce Rücksicht nehmen = dikkate almak, göz önüne almak, gözetmek mit offenem Munde dastehen = agzi ( bir karis) acik kalmak bei Laune sein = keyfi yerinde olmak von Kopf bis Fuss = bastan asagi, tepeden tirnaga ein Gesicht machen (ziehen, schneiden) = yüzünü eksitmek, yüzünü burusturmak jemandem freistehen = ( bir seyi yapmakta) serbest olmak da ist nichts dahinter = degersiz olmakl, önemsiz olmak unter anderem = bunun disinda, bunun yanisira recht behalten = hakli olmak, hakki olmak sich etwas nicht gefallen lassen = izin vermemek, kayitsiz kalmamak, göz yummamak eines Nachts = bir gece etwas leicht nehmen = kolaya almak, hafife almak, önemsememek so gut wie = hemen hemen, asagi yukari sich Gedanken machen = düsünmek Haare auf den Zähnen haben = kaba ve itaatsiz olmak, ters ve aksi cevaplar vermek jemanden hat gut lachen = sansi yerinde olmak, avantajli olmak (Du hast gut lachen. Das Spiel hast du gewonnen. :Haydi yine sanslisin. Oyunu kazandin.) unter uns gesagt = aramizda kalsin, laf aramizda jemandem zu dumm werden = sabri tasmak, artik dayanamamak einen guten Klang haben = iyi isim yapmis olmak, iyi taninmak der Reihe nach = sirayla alle Hände voll zu tun haben = cok isi olmak, basini kasiyacak vakti olmamak dahinter steckt etwas = isin icinde bir is olmak jemandem ein Licht aufgehen = zihninde simsek cakmak, kavramak, anlamak keine Nerven haben = celikten sinirleri olmak unter der Hand = el altindan, gizlice an der Reihe sein = sira kendinde olmak, sirasi gelmek von neuem = yeniden, yeni bastan Davon kann (weiss) ich ein Lied (zu) singen = sen onu bana sor, bunun ne demek oldugunu bilirim es gut haben = sansi olmak, dört ayak üstüne düsmek bis ins kleinste = en ufak ayrintilara degin in die Hand nehmen = ele almak sei so gut = rica etsem.., lütfen... fürs nächste = önce, ilk önce, simdilik, gecici olarak jemanden nicht leiden können = birini cekememek Hand aufs Herz = dogruyu söyle(yin es gut haben = sansi olmak, dört ayak üstüne düsmek Du hast es gut. Du machst die schriftliche Prüfung nicht mit. Sansin var. Yazili sinava girmeyeceksin. Ihr Mann ist sehr reich. Sie hat es gut. Kocasi cok zengin. Dört ayak üstüne düstü. keine Nerven haben = celikten sinirleri olmak Menschen, die keine Nerven haben, sind erfolgreicher. Celik gibi sinirleri olan insanlar daha basarili oluyorlar. Die Soldaten müssen keine Nerven haben. Askerlerin celikten sinirleri olmalidir. |
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:05 . |
2000- 2025
Tüm bağışıklıklar ve idelerden bağımsız olan sözcükleri sarfetmeye mahkumdur özgürlük