![]() |
Kurşundan beterdi sözlerin! Ne söylesem Ve hatta seslenmeden boyun büksem Sine-i melalinde her ne kalmışsa bilmem serdetsen Nazarını gizlesen, edebi hiçlesen, sile gelenle yetinip çekip gitsen Ar etmeyeceğim, elemi nefeslenmeyeceğim, sadece hali avareline gülüp geçeceğim Ne davet ettim Ve nede nefesin hasredilenine buyur ettim Mağrur bir düşüncenin kadriyle etrafımdan habersizdim Geldin, müsaade istedin, yanı başıma oturuverdin ve garipsedim Bilmem nedendir ve hangi gerekçedendir içini döktün, çileyle örtüştüğünü gördüm O an çaresizdim Ne yapsam ve hatta ayağa kalkıp ayrılsam İçim elvermiyordu, hüzün sökün ediyordu, ne kadar acıydı Sanki sen bir başka diyardan gelmiş, seçim hakkı gasp edilmiştin Bir anlamda çaresiz köleydin, tabii olduğun örfün gailesinde yaşayan bir çileydin Etrafa bakıyorum Ne kadar nisa nefesi varsa durmadan akıyordu Kimi telefon muhabbetinde, kimi dondurma yalama derdindeydi Sigara içenler bir marifetin derdiyle, gülmelerin kriziyle, sesin ahenksizliğiyle Senin halinden ve içine düştüğün gariplikten kayıtsız olarak ve seni anlamayarak Manadan kopmuş Maksadına ram olmuş, garip nefesle kaybolmuş Ülfeti unutmuş, erdemi yok olmuş, enteresan kokulara adanmış Ne kadar tensellik varsa, zevk şayet buysa, maskaralık makamsa onun olsun Senin çektiğin çile, sabrın ibriğinden içilince, gözlerin kendinden geçince baht kime Söyleme artık yeter Zannettiğim adamlıktan ne kadar uzakmışım meğer Ne arifi bilirim ve ne de velinin nefesine erişirim, ah kuytu fakirliğim Kime şimdi ne söylerim, bigane kalan yürek için ne derim, elbette ki niyaz ederim Kalan ömrün için, hasrettiğin fedakârlık kimin için bir seçim, vuslat aşk için ilim Mustafa CİLASUN |
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:28 . |
2000- 2025
Tüm bağışıklıklar ve idelerden bağımsız olan sözcükleri sarfetmeye mahkumdur özgürlük