![]() |
Ben Hep 18 Yaşında Bir Mezar Başındayım Kırabilir mi insan sevdiğini Hele kıyabilir mi canından ötesinin canına O gün attılar beni dört duvar arasına Algılarım yok oldu Taksirli bulunmadım,beraatim çok geç olmadı Peki ,vicdanım ya vicdanım ne zaman beraat edecek Ya annemin babamın hüzünle karışık bakışları Yargılanmam ne zaman bitecek. Abla saatlerce anlatırdın eşitlik üstüne ve komün üstüne Her sözün başım üstüne Nasılda hayranlıkla dinlerdim Nafile şimdi bana yetmedi Hele şu kalbime hiç kar etmedi Sensizliğime ne yaptımsa yar etmedi Bugün yine dört duvar arasındayım Ama bu sefer sana gelmek istedim Kaldıramadım her gece her gece sabahları kuruyan gözyaşlarımı Bir eğri,bir doğru,bir uzun,bir kısa Bir beyaz,bir siyah ama sanırım hep siyah imgeleri Bir abla bana bir kırmızı kitap verdi Kitap değil ilaç gibi geldi Ben davamıza hiç ihanet etmedim Hele senin olduğun hiçbir şeye Nafile bana yetmedi Hele şu kalbime hiç kar etmedi Ama bugün yıllar sonra 18 yaşımdan bu yana Sana yazdım bu mektubu O getirdi beni bana,beni sana Abla dedim ona,ne olur kırılma bana. Yinede ben hep 18 yaşında bir mezar başındayım. |
→ Ben Hep 18 Yaşında Bir Mezar Başındayım Bende bu vesileyle,asrın hastalığı kabul edilen imansızlığın ve psikolojik rahatsızlıkların tedavisinde kullanılan Risale-i Nurların müellifi Said Nursi Hazretlerinin vefatının 47.yıl dönümünde rahmet ve şükranla anıyorum. |
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:01 . |
2000- 2025
Tüm bağışıklıklar ve idelerden bağımsız olan sözcükleri sarfetmeye mahkumdur özgürlük