
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, ''Bakanlık olarak kayıt dışılıkla mücadeleyi ciddi şekilde ele almaktayız. Bu konuda bir kültür oluşturulması gerekir'' dedi.
Dinçer, TİSK'in 24. Genel Kurulunda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin çalışma hayatıyla ilgili genel ve iş veren perspektifinde işçi hakları bakımından önemli sorunları olduğunu belirtti.
Çalışma hayatındaki genel sorunların, ''işsizlik'', ''mesleksizlik'', ''kayıt dışılık'' ve ''sosyal güvenlik açıkları'' olarak dört başlık halinde tasnif edilebileceğini ifade eden Dinçer, işsizliğin 2009 krizinden sonra dünyada yaygınlaştığını, ekonomik olmaktan ziyade sosyal bir nitelik kazandığını ve yapısal boyutlu bir problem olduğunu kaydetti.
Türkiye'de her yıl ortalama yaklaşık 800 bin kişinin iş gücünü piyasasına dahil olduğunu, 450-500 bin kişinin çalışma hayatına atılmak istediğini, tarım sektöründen sanayi ve hizmet sektörüne yönelik kaymayla Türkiye'de her yıl 650-700 bin kişiye istihdam yaratılmak zorunda olduğunu dile getiren Dinçer, iş gücüne katılma ve istihdam oranlarının Avrupa'da düşerken Türkiye'de arttığına işaret etti.
Türkiye ekonomisinin mevcut yapısıyla yüzde 1'lik bir büyüme sağlasa bile yüzde 0,5'lik istihdam yaratabildiğini vurgulayan Dinçer, bu durumun, Türk çalışma hayatının ne kadar katı olduğunun, ekonomik büyümenin istihdamla dost olmadığının bir göstergesi olduğunu söyledi.
İstihdama dost ekonomik bir büyüme sağlamak için çalışma hayatında esnekliği mümkün kılmanın zorunlu olduğuna işaret eden Dinçer, çalışma hayatındaki esnekliğin çok daha ayrıntılı bir şekilde tartışılması gerektiğini ifade etti.
Ekonomik büyüme sağlanırken çalışma hayatındaki kalitenin de artırılmasının zorunlu olduğunu ifade eden Dinçer, işçilerin şartlarının da korunması gerektiğini belirtti.
Dinçer, mesleksizliğin de diğer önemli bir sorun olduğunu vurgulayarak, Türkiye'de iş arayanların yüzde 60'ından fazlasının meslek sahibi olmadığını, özellikle lise mezunlarının herhangi bir mesleği bulunmadığını söyledi.
Pek çok alanda meslek erbabı ve ara eleman ihtiyacı varken genç nüfusun mesleksiz olmasının çözülmesi gereken bir sorun olduğunu ifade eden Dinçer, mesleki eğitimin piyasa ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde yeniden düzenleneceğini, Milli Eğitim Bakanlığı, YÖK, Sanayi ve Ticaret Bakanlığının mesleki eğitimin müfredatı için proje başlattığını kaydetti. Dinçer, sanayicilerden bu konuda destek isteyerek, ''Staj talep eden her 10 öğrenciden biri staj yapabiliyor. Zaten staj yapan öğrencilerin genel sağlık sigortalarını biz ödüyoruz'' dedi.
Kayıt dışılığın ülkenin ciddi sorunlarından biri olduğunu belirten Dinçer, 2007 yılında yüzde 50'ler düzeyinde olan kayıt dışılığın bugün yüzde 43.6'lara gerilediğini kaydetti. Kayıt dışılıkta bir puanlık azalmanın bile 820 milyon liralık bir kaynak sağladığına işaret eden Dinçer, ''Bakanlık olarak kayıt dışılıkla mücadeleyi ciddi şekilde ele almaktayız. Bu konuda bir kültür oluşturulması gerekir. Bu sadece bir bakanlığın üstesinden geleceği bir mesele değil'' diye konuştu.
Dinçer, 2009 yılında 871 bin kişinin kayıt altına alındığını ve bu sayının özel sektörde çalışan sigortalı işçilerin yüzde 10'una denk geldiğini söyleyerek, hazırladıkları ulusal istihdam stratejisiyle kayıt dışıyla mücadele ettiklerini ifade etti.
Bakan Dinçer, sosyal güvenlik açıklarına ilişkin olarak da ''sosyal primlerin, emekli maaşlarını karşılamada oldukça düşük'' kaldığını söyledi. Sosyal güvenlikle ilgili ciddi bir çalışma yürüttüklerini belirten Dinçer, ILO'nun 102 sayılı sözleşmesi ile bir ülkede çalışanlara verilen tüm sosyal güvenlik başlıklarının Türkiye'deki çalışanlara verildiğini kaydetti.
Dinçer, ''Çalışanlarımıza sosyal güvenlikle ilgili her türlü imkanı sağlıyoruz. Yetersiz olduğu tartışılır ama bunlar sağlanıyor'' dedi.
İşçilerin sendikal hak ve özgürlüklerin geliştirilmesi için de çalışmalara devam ettiklerini sözlerine ekleyen Dinçer, işçi ve işveren sendikalarıyla sorunların çözümüne ilişkin yararlı çalışmalar yaptıklarını anlattı.
-DSP GENEL BAŞKANI TÜRKER-
DSP Genel Başkanı Masum Türker de yaptığı konuşmada, Türkiye'deki sanayi ve sanayicilerin tehdit altında olduğunu savundu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Denizli'yi 8 kez ziyaret ettiğini ve her ziyaretinin ardından bir fabrikanın ya kapandığını ya da el değiştirdiğini öne süren Türker, sanayicinin birinci sorununun yoksullukla mücadele olduğuna işaret etti. Yoksulluk oldukça, sanayicinin ürettiği malların satılamayacağını anlatan Türker, Türkiye'de sanayiciye sahip çıkılması gerektiğini, KOBİ'lerin ve girişimcilerin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Mali Kural'ı da eleştiren Türker, ''Mali Kural, sanayicilerin ayaklarına sıkılmış bir kurşundur'' dedi.
Dünyada kur savaşlarının yaşandığını, her ülkenin kendi sanayicisini korumak için kurlarını düşürdüğünü ifade eden Türker, Türkiye'de ise yaşanan kur iniş, çıkışlarında sadece ''sıcak para'' sahiplerinin kazandığını öne sürdü.
Türker, Türkiye'de sanayici olmanın bedelinin devlete vergi vermek olduğunu da savunarak, sanayicilerden alınan vergilerin çeşitliliğini ve oranlarının yüksekliğini eleştirdi.