
İstanbul ve Ankara Baroları, "üniversite öğrencilerine ve yönetimlerine yönelik şiddet ve baskı uygulamalarına karşı" ortak bir bildiri yayımlayarak olayları protesto etti.
Ankara Barosu Başkanı Metin Feyzioğlu, İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal ile Ankara Barosu Kültür ve Eğitim Merkezi'nde son günlerde üniversitelerde öğrencilere uygulanan şiddet hakkında ortak bir basın toplantısı düzenledi. İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal, Türkiye'nin sıkıntılı günler yaşadığını ve çok büyük kaygılar içerisinde olduklarını belirterek, "Öğrencilere karşı uygulanan ölçüsüz şiddetin vahameti bir yana, bizi asıl endişelendiren bunlara karşı siyasi iktidarın takındığı tutum ve maalesef bundan sonra da üniversite özgürlüğüne karşı, üniversite yöneticilerine karşı girişilen saldırılar. Bütün barolarımızın da aynı hislerle dolu olduğunu biz biliyoruz" dedi.
Emniyet güçlerinin, siyasi iktidarı protesto eden üniversite öğrencilerine karşı şiddet boyutuna varan ölçüsüz güç kullanmasının demokrasi adına kaygıyla ve tepkiyle izlendiğini belirten Kocasakal, siyasi iktidarın ise üniversite yöneticilerine karşı bir demokraside kabulü mümkün olmayacak şekilde açıkça saldırıya geçtiğini savundu. Bugün Türkiye'de yaşananların sivil dikta uygulamaları olduğunu ifade eden Kocasakal, Türkiye'nin hızla hukuk devleti olmaktan uzaklaştırıldığını öne sürdü.
Ankara Barosu Başkanı Metin Feyzioğlu da bildiriden bazı bölümler okudu. Feyzioğlu, "Biz Ankara ve İstanbul Baroları olarak demokrasiyi hedef alan bu uygulamaları şiddetle kınıyor, üniversite yönetimlerinin ve demokratik protesto hakkını hukuka uygun biçimde kullanan öğrencilerin yanında olacağımızı, faşizm boyutlarına ulaşan hukuksuzlukların karşısında kararlılıkla duracağımızı ve süreci büyük bir titizlikle izlemeye devam edeceğimize bildiriyoruz" ifadelerini kaydetti.
"İÇKİLİ LOKANTADA AİLELERİNİN YANINDA ÇOCUKLARA TUTANAK TUTTULAR"
Ankara Baro Başkanı Metin Feyzioğlu, dün Ankara'da Çayyolu Park Caddesi'nde ailesi ile birlikte gittiği bir mekanda yaşadığı olayı da anlatarak, "Park Caddesi, cuma günü saat 20.30. Aileler çocukları ile birlikte nezih bir lokantada yemek yiyor. Saat 20.30'da kapıdan içeriye 4-5 parkalı, kirli sakallı sivil şahıslar giriyor. Biri çıkış kapısının yanında, diğerleri de lokantanın diğer masalarında yer alıyor. Masasında çocuk bulunan ailelerin yanına gidilerek kendilerinin çocuk şubeden gelen polisler
oldukları söyleniyor, bu ailelerin nüfus cüzdanları toplanıyor. Gerekçe ise içkili lokantada 18 yaşından küçük çocukların ailelerinin yanında bulunmasının kabahat suçu teşkil ettiği. Bir deste nüfus cüzdanı ailelerden toplanıyor ve tutanak tutularak masaya yayılıyor. Ne yapıyorsunuz diye avukat olarak yanlarına gittiğimde ve kendimi tanıttığımda, 'Sana ne?' cevabı veriliyor. Ardından Ankara Emniyeti'nin Çocuk Şube olarak işlem yaptığını öğreniyorum. Yapılan işlemle şu içkili lokantada kötü yola ailelerinin yanında düşmekte olan çocuklar kurtarılıyor, kimlikler tespit ediliyor ve birlikte yemek yedikleri anne ve babalarına tutanakla teslim ediliyor. Yarım saat sonra restoran bomboş ve ben bugün şu anda şu hesabı soruyorum: Orada haklarında tutanak tutulan çocukların yaşadığı travmanın bedelini bugün kim ödeyecek? Bize, hayat tarzımıza, özel hayatımıza girilmeme garantisini anayasa veriyor ama kim gerçekten garanti edecek?" diye konuştu.
Feyzioğlu, yaşanan olaya müdahil olduğu için Çocuk Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alınmakla tehdit edildiğini de öne sürdü.