Eylemde düşük yapan kız bilmecesi   Konuyu açan: Dostane   İlk Mesaj: 12-09-2010 (13:58)   Son Mesaj: 04-07-2011 (16:11)    Cevap: 1    Gösterim: 947  

    12-09-2010

    Eylemde düşük yapan kız bilmecesi

    Eylemde düşük yapan kız bilmecesi


    Dolmabahçe protestosunda medyada 2 öğrenciden birinin görüntüleri diğerinin haberi servis ediliyor. Kız öğrencinin hamile olduğu iddiasını ilk NTV servis etmişti. Ortada tek Adli Tıp raporu iki ayrı sonuç var

    Hakan GÖKSEL'in haberi
    Başbakan"ın Dolmabahçe"deki rektör buluşmasında protesto için gelen öğrencilere polis müdahalesi sırasında basına yansıyan görüntüler kamuoyunun öncelikli gündemi haline geldi.

    Müdahale sırasında 3 polis arasındaki öğrencinin yerdeki görüntüsü medyanın yeni fenomeni, çocuğunu düşürdüğü iddia edilen kız da medyanın yeni iddiası idi.

    Polis müdahalesi
    ne konu olan iki kız öğrenci vardı. Bunlardan biri Işıl Kurt bir diğeri de Ezgi Özen idi.

    Basında özellikle yerde polisler arasında fotoğrafı servis edilen öğrenci Işıl Kurt. Polisin tekmeleri nedeniyle bebeğini düşürdüğü iddia edilen ise Ezgi Özen"di.

    Ayağındaki botu, haki renkte kazağı, kırmızı hırkası ve yeşil fuları ile polisler arasındaki öğrenci Işıl Kurt"tu. Işıl Kurt başına gelenleri anlatırken polisin sert müdahalesinden bahsediyordu.
    6 Aralık tarihinde Kurt"un Vatan"a verdiği beyanda "Vahşeti sabah gazetelere bakınca anladım" ifadesi ilginçti.

    Hürriyet de aynı haberi servis etti. Hürriyet"in haberinde polisin sert müdahalesini anlatan Kurt "Dizimde çenemde kaburgamda ezikler var, yürüyemiyorum" diyordu.

    Vatan'daki İfadesine göre polisten sert müdahale görmüştü. "13 arkadaşım ile Karaköy Karakol"unun önünde bekletildik, Akşam serbest bıraktılar ve vahşeti sabah gazetelerden öğrendim şikâyetçiyim" diyordu.

    Hürriyet'te yürüyemeyen Kurt'un Vatan'da serbest bırakıldıktan sonra aksi yazılmadığı için yürüyerek gittiği tahminler arasında...

    HABERİN MUĞLAK KAYNAĞI

    Polis müdahalesi esnasında Ezgi Özen"in polis tekmesi nedeniyle çocuğunu düşürdüğü iddiası da yer aldı.

    Haberi ilk ortaya atan ntvmsnbc.com sitesi oldu. Site haberin kaynağını "bazı ajanslardan edinilen bilgiye göre" kelimeleri ile tanımlıyordu.

    Haber 7, ntvmsncbc.com"a ulaştı, haberin kaynağının hangi ajans veya ajanslar olduğunu sordu. NTV'den ismi bizde saklı olan görevli haberin kaynağının kendi çalışanları olduğunu söyledi.

    Haber 7'nin insan odaklı ve sorumlu haber anlayışı olayın kaynağının yeterince güvenilir olmaması ve ilk haberlerde beyanların tutmaması nedeniyle haberi takibe aldı.

    Yani iddianın kaynağı NTV"nin sitesi idi. Site bilgiyi Ezgi Özen"in ifadeleri ile avukatının beyanından öğrendiğini yayımladı.

    Haber medyanın yeni malzemesi oldu. Bütün gazeteler haberi ilk sayfalarına taşıdı özellikle belli medya grubunda bile haber "NTV"nin sitesi gibi kesin bilgi" değil iddia olarak verildi.

    Şimdi ise ntvmsnbc.com arşivinde Işıl Kurt'da Ezgi Özen de aratıldığında o habere ulaşılamıyor!

    RAPOR BİLMECESİ

    Başbakanı protesto gösterisinde bebeğini düşürdüğü ileri sürülen eylemcilerden Ezgi Özen'in Genel Muayene Raporu"na gazetelerde yer aldı.

    Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi Baştabipliği"nin verdiği raporun görselini Yeni Akit yayınladı. Muayene sonrası verilen raporda "Şahsın yapılan muayenesinde darp ve cebir izine rastlanmadı" ifadesi yer aldı.

    Dr. Fatma Gencer"in kaşesini taşıyan rapor, eylemin yapıldığı 4 Aralık 2010 tarihinde saat 14:14"te düzenlendi. Protesto gösterisinden yaklaşık 3 saat sonra hazırlandığı anlaşılan raporda, eylemci Ezgi Özen"in karın ağrısı şikayeti üzerine muayene edildiğine dile getiriliyordu.

    İlk muayenesinin ardından Ezgi Özen"in 4 saat sonra tekrar muayene edilmek üzere müşahedeye alındığı da yine hastane raporunda yer aldı.

    Habertürk Gazetesi"nden Ece Temelkuran"ın köşesinde ise yine Taksim İlkyardım Hastanesi"nin verdiği rapora yer verildi. Hamileliği gösteren BCH-G düzeyinin 3 farklı muayenede düştüğü ve çocuğun kaybedildiği ifade ediliyordu.

    Yalnız Akit"in haberinde rapor başlığı ile yer alırken, Temelkuran"ın köşesinde yayınladığı belgede sadece belli bölümler sunuldu.

    Ece Temelkuran"a göre Taksim İlkyardım Hastanesi"nin raporunun altında N. Özden Serin"in imzası var. Akit"teki raporda 3 doktorun imzası var ama isim olarak Özden Serin yer almıyor.

    Ece Temelkuran, Ezgi Özen ile röportajı Türkiye İnsan Hakları Vakfı"nda yaptığını yazdı. Vakıf doktoru Yeşim İşleyen'in Özen'i vakıfta muayene ettiği ve darba bağlı düşük yaptığı bilgisini de kendisi verdi.

    Temelkuran dünkü söyleşisinde Özen'in ifadelerini "Yapma! Hamileyim!" dedim. Karnıma vurdu... Bebeği çıkarıp kutuya koydular. O ağırıma gitti...Bebeği doğuracaktım...Bakacaktık... Bakardık. Sevmiştik çünkü... Ben düşük yaparken polis beni gözaltına almaya çalışıyordu" şeklinde verdi.

    Ece Temekkuran yazılarında bebeğin sekiz haftalık olduğu bilgisi hiç yer almadı. Fakat yazısında başka medyalarda 8 haftalık olan bebeği Temelkuran 'kutuya konduğunu' verdi. 8 haftalık bebeğin kutuya konulan bir şeymiş gibi sunulması da işin diğer gözden kaçan tarafı idi.

    Ortada şiddetin hedefi olarak gösterilen iki 2 kız öğrenci var. Ama medyada yalnız Işıl Kurt"un dayak görüntüleri servis ediliyor, Ezgi Özen"in bebeğini düşürdüğü iddiaları da sözlü ve yazılı haber olarak alıyordu. İki kızın tek bir kızmış gibi algılanması isteniyor izlenimi verdi.

    Ortada bir rapor varken Akit"in yayınladığında darp ve cebir izi yer almıyor yazıyordu. Ece Temelkuran"ın köşesinde ise tekmelerden düşük olduğu yazıyordu.

    Kısacası ortada bir rapor bilmecesi, bir medyanın kaynağını "kendi" olarak gösterdiği haber, bir de iğfal edilmiş Türkiye gündemi var.




    Eylemde düşük yapan kız bilmecesi Yorumları



      Permalink - Mesaj no 1  04-07-2011, 16:11

    Eylemde düşük yapan kız bilmecesi


    Cevap ve Düzeltme Metni

    Muhakeme.net Forumu isimli internet sitesinde ilk kez 09.12.2010 tarihinde yayınlanan “Öğrenci eyleminde düşük yapan kız bilmecesi” başlıklı yazıyla müvekkil hakkında gerçek dışı ve yayın yasağına aykırı bir haber yapılmıştır.

    Haberde; 04.12.2010 günü Dolmabahçe’ de polis müdahalesine maruz kalan bayan öğrencilerden birinin “3 polis arasında yerde dayak yediği görüntülerin, diğerinin ise bir internet sitesinde ilk kez haber olarak geçen haberinin servis edildiği” ve “bir kısım medya tarafından bu iki bayan öğrencinin tek ve aynı kişiymiş gibi algılanmasının istendiği” ifadeleri kullanılmıştır. Haberdeki bu kurguya gerekçe olarak da “haberin kaynağının muğlak olduğu”, müvekkilimize ait Adli Muayene Raporu’ nun “bilmece olduğu” belirtilmek suretiyle spekülatif yorumlar yapılmış, haberin son kısmında da “Türkiye gündeminin iğfal edildiği” belirtilerek müvekkilimiz üzerinden ahlaki bir değerlendirme yapılmak suretiyle kendisine hakaret edilmiştir.

    Belirtmemiz gerekir ki haberde yer alan kurgular bir tarafa müvekkilimiz, polisler arasında dayak yediği görüntüleri medyada genişçe yer bulan öğrenci değildir. Ancak müvekkilimiz de 04.12.2010 tarihinde Dolmabahçe’ de yaşanan polis müdahalesi sırasında darp edilmiş ve bebeğini kaybetmiştir. Müvekkilimizin şikayetçisi olduğu ve Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığı’ nca yürütülmekte olan soruşturma kapsamında Beyoğlu 2. Sulh Ceza Mahkemesi’ nin 07.12.2010 tarih 2010/1358 müteferrik numaralı kararıyla müvekkilimizin kimliğinin ve kimliğini açığa çıkaracak kişisel verilerin ve fotoğrafların yayınlanmaması için tüm radyo, televizyon, gazete, dergi ve internet ortamında geçerli olmak üzere 07.12.2010 tarihinde Yayın Yasağı Kararı verilmiştir.
    “Öğrenci eyleminde düşük yapan kız bilmecesi” başlıklı yazı ile yayın yasağı kararı ihlal edilmiş, yazıda geçen gerçeğe aykırı, hakaret içeren, aşağılayıcı, karalayıcı, itham altında bırakan ifadelerle haber verme hak ve görev sınırları aşılmıştır. Haber içeriğinde yayınlanan fotoğrafın üstünde yer alan “Bu Kızı, O Kız Sanmayın” başlığı ile müvekkilimiz açıkça teşhir edilip kamuoyuna hedef gösterilmiş, “Haberin Muğlak Kaynağı” ve “Rapor Bilmecesi” başlıkları ile de yaşanılan gerçekler karartılmaya, kamuoyu yanıltılmaya çalışılmıştır. Yaşanılan sonuç da göstermektedir ki ortada ne bir “muğlaklık”, ne bir “bilmece” ne de “iğfal edilmiş Türkiye gündemi” vardır.

    Kamuoyuna haber olarak sunulan yazılarda kişilere dair haber verilirken özel hayatlarına dokunulmaması, kişilik haklarına saygı gösterilmesi, kamuoyuna teşhir edilmemeleri, hedef gösterilmemeleri asıldır. Müvekkil ile ilgili yanlış, kişisel yorum ve bilgilere yer veren haberde yer alan “Bu Kızı, O Kız Sanmayın” , “iğfal edilme”, “medyanın yeni iddiası olma” biçimindeki ifadelerin veriliş biçimi ve içeriği ceza yasaları gereğince kovuşturmayı gerektirdiği gibi, Anayasa ve Yasalarda yer alan kişilik haklarının korunmasını güvence altına alan normlarda belirtilen ölçü ve sınırları da aşarak müvekkilimizi tüm ülke kamuoyunda bazı çevrelerin saldırısına hedef olabilecek duruma getirmiştir.

    Basının haber verme hakkının sınırları, “ gerçeklik, güncellik, kamu yararı, haberin veriliş biçimiyle konu arasında düşünsel bağlılık” kriterleri olarak belirlenmiştir. Yayınlanan haber içeriği ve fotoğrafların veriliş biçimindeki üslup, yayın faaliyetinin bir bütün olarak bu kriterlere uygunluk taşımadığını açıkça göstermektedir.

    Kamuoyuna duyurulur.


    Ezgi Özen vekilleri

    Av. İpek Kadirhan Av. Gülizar Tuncer
    Misafir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar) Misafir Ziyaretci